Yenal Göğebakan

Türkiye’nin yazılım devlerinden Cybersoft’un kurucu ortaklarından biri olan Yenal Göğebakan, 1966 Malatya doğumlu. Ortaöğrenimini Malatya Lisesi’nde tamamladıktan sonra, ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği’ni kazanan ve 1992 yılında lisans eğitimini tamamlayan Yenal Göğebakan aynı zamanda bir ODTÜ’lü ve Malatyalı…

Yenal Bey’i Cybersoft’un ODTÜ Teknokent Ofisi’nde ziyaret ettik ve başarılarla dolu hikâyesini Malatyalı işadamımızın kendisinden dinledik.

Malatya’da başlayıp ODTÜ’de neticelenen eğitim hayatınızdan başlayabiliriz, nasıl geldi Yenal Göğebakan buralara?

1966’da Malatya’da doğdum. İlkokulu Derme İlkokulu’nda tamamlayıp, sonra Atatürk Ortaokulu’na devam ettim. Ortaokul sonrasında Deniz Lisesi’ni kazandım ve Heybeliada’da 3,5 yıl okudum, ancak; son senemde askeri liseden ayrıldım ve lise diplomamı Turan Emeksiz Lisesi’nden 1984’de aldım.

Askeri okula girdikten 15 gün sonra ihtilal oldu, yani ihtilal olduğunda ben Silahlı Kuvvetler bünyesindeydim.

Sonrasında ise üniversite sınavına girdim ve ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği’ni kazandım.

Çok başarılı bir öğrenci olduğunuzu söyleyebiliriz o halde?

O yıllarda Tübitak’ın fizik ve matematik olimpiyatlarında birincilik kazanmıştım. ODTÜ’deki eğitimimi de şeref öğrencisi olarak tamamladım.

Neden bilgisayar mühendisliği peki?

Bilgisayar Mühendisliği hakkında hiçbir bilgim yoktu, tercih yaparken sadece en yüksek puanlıları sıraladım, sadece tıp fakültesini istemediğimi biliyordum. Nihayetinde Bilgisayar Mühendisi oldum, işte. 1984’de geldim Ankara’ya. Lisans eğitiminin ardından, çalışmaya başladıktan sonra yine ODTÜ’de yüksek lisansımı da tamamladım.

Evet, sanırım artık iş hayatına geçebiliriz, okuldan hemen sonra mı başlıyor Cybersoft’un hikâyesi?

Okuldan hemen sonra Bilkent Üniversitesi’nde Bilgisayar Merkezi’nde bir süre çalıştım. Bilkent’te çalışırken, ODTÜ’de yüksek lisansımı tamamladım. Bir süre başka firmalarda da çalıştıktan sonra askerlik vakti geldi tabi. Bütün bilgisayar mühendislerinin o zamanlar yaptığı gibi ben de askerlik vazifemi Mamak’ta Muhabere Okulu’nda yaptım. O yıllar bilgisayar mühendislerinin krallık dönemiydi.  Piyasada bu kadar bilgisayar mühendisi yoktu, bizler daha kıymetliydik o günlerde. Esasında şimdi daha iyi tabi, şirket açısından; ucuz bilgisayar mühendisi çalıştırabiliyoruz.

1.5 sene orda askerlik yaptım, tam uzama döneminde, Çiller döneminde bildiğiniz gibi bir buçuk seneye uzatıldı askerlik vazifesi, böylelikle askeri okul yıllarımla birlikte toplam 5 yıl askerlik yaptım. Cybersoft’daki hikâyem askerlik bittikten sonra başlıyor. Fikret Bey ve Semih Bey ile 1997 yılında, Gazi Osman Paşa’da, bir bodrum katında 8 kişilik bir ekip ile kurduk Cybersoft’u.  Kamu kuruluşlarıyla çalıştık o zamanlar. Bir miktar da şansın yardımıyla zamanla büyüdük. O ofisten çıkıp 300-400 metrekarelik bir Ofis’te devam ettik, daha sonra kendi şirket binamız oldu Yıldız’da. Sonrasında Ar-Ge avantajından dolayı ODTÜ Teknokent’e geldik, şu anda İstanbul’da, İstanbul Serbest Bölge’de, Azerbaycan’da birer ofisimiz var. Toplamda 200 kadarı mühendis olmak üzere 250 personelimiz ile Türkiye’de arkasında yabancı sermaye ya da Koç gibi büyük yerli sermaye olmayan en büyük yerli yazılım şirketiyiz. Devamlı yeni şeyler üretmeye, ilerlemeye çalışıyoruz. Çeşitli yarışmalara da katıldık, TÜBİSAD’dan(Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği) alınmış ödüller var, vergi alanında alınmış ve yurtdışından alınmış ödüller var. Ancak en önemlisi 2003 yılında aldığımız enformasyon sektörünün Oskarı sayılan ödüldür. Çok heyecanlıdır bizim için ödül törenine gittiğimiz an: ön elemeden sonra 9 finalist kalmıştı, Nasa ve Microsoft vardı bizim bulunduğumuz grupta. Geceye katılımda smokin şartı vardı, ben ortaklarımın aksine takım elbise almıştım smokin yerine. Sanki biz mi kazanacağız diyordum, Amerika’yı görmeye gidiyorduk işte, ama kazandık ve gecede takım elbiseyle konuşma yapmak zorunda kalan tek kişi ben oldum. Türk büyük elçiliğinden, yabancı basından büyük ilgi vardı.

Bu hikâyeye biraz ara verip, bambaşka bir soru sormak istiyorum. Yemek yapmaya ve yemeklere çok büyük bir ilginiz olduğunu biliyoruz, hatta bir de köfteci açılımınız var sanıyorum, tüm bu yoğun iş hayatının ortasında. Biraz da ondan bahsedebilir misiniz?

Evet, 4,5 yıl süren bir köftecilik maceramız oldu. Yıldız’da Hitit Izgara. Yemek benim için hep ayrı bir zevktir. Bu alanda hep çok meraklı ve istekli olduğum için öncelikle ustalık belgesi aldım, aşçı belgesi. Büyük bir motivasyonla başladı maceramız. Çok da emek verdik. Eş, dost, akraba ve diğer konuklarımız “biz böyle bir köfte, böyle bir et yemedik” dediler. Fakat neticede, amatör ruhla yaptık ve işletmecilik kısmını beceremedik, bir miktar da para kaybettik. Hatta çok komiktir, Amerika’da aldığımız bilişim ödülünün ardından gazetede çıkan haber,” köftecinin zaferi” şeklindeydi.

Peki, eminim sizi örnek alabilecek birçok öğrenci arkadaşımız, şirketin başarısının sırrını merak eden birçok meslektaşınız vardır; onlar için neler söylemek istersiniz? Nelere dikkat ettiniz şirketinizle bu noktaya gelebilmek için?

Cybersoft her zaman farklıydı, kendi çocuğumuzdan daha çok özen göstererek, şevk ve motivasyonla devam ettirdik. İstanbul ofisimiz çok genişledi. Bankalara, finans sektörüne ve sigorta sektörüne daha çok oradan çözüm üretiyoruz. Ankara’da küçük kamu projelerinden, daha büyük kamu kurumlarıyla çalışmaya başladık. Azerbaycan’da 2005 yılında Vergiler Nazırlığı otomasyonuna başladık, şu anda da ikincisine geçildi. Biz süreç boyunca üniversiteden kopmadık, çalıştığımız bölümlerle sürekli Ar-Ge ve staj konularında birliktelik içindeyiz, ayrıca öğrencilerimize sağladığımız burslarla desteğimizi de sürdürmekteyiz. Böylelikle gelişmelerden hiçbir zaman kopmuyoruz.

Bu noktalara gelirken mutlaka şans yardım etti. Ama biz öncelikle işimizi doğru yapmaya çalıştık, bir tüccarın en önemli sermayesi ismidir, para kazanmaktan, varlıklarınızdan önce isminiz gelir. Dahası Ar-Ge’ye çok önem verdik, bugün şirket olarak tescilli teknolojilerimiz ve uygulamalarımız vardır. İnsan kaynakları da mühimdir, personelin size güven duyması, saygı duyması çok önemlidir. Bizim için de personelimiz çok değerli, şirketimiz hiçbir zaman personelinin maaşlarını bir gün dahi geciktirmez. Ayrıca onların eğitimlerine de destek veririz. Yüksek lisans ve doktora programlarını kazanan arkadaşlarımıza da kolaylık sağlar, tez aşamasında da yönlendirmeye çalışırız.

Son olarak ülke içi ve yurt dışı planlarınızı öğrenmek istiyorum, neresidir Cybersoft’un ulaşmak istediği nokta?

Bu noktadan sonra, Türkiye’de yazılım alanında gelinmesi gereken en iyi noktaya gelmiş durumdayız, bizim artık mutlaka ülke dışına çıkmamız gerekiyor, bir takım açılımlar da yaptık, çok büyük ihracatlar yapıyoruz, tek seferde yazılım alanında ülkemizde yapılan en büyük ihracatı yine biz yaptık, Türkî Cumhuriyetler ’de büyük açılımlarımız var. Ancak yine de istediğimiz noktada değiliz; kriz döneminden sonra en büyük hedefimiz, Avrupa pazarına ihracat yaparak ortak olmak olacaktır.

Bu noktada herkes Hindistan’ı örnek gösterir. Ancak bizim hedefimiz Hindistan olmamalı. Hindistan’ın avantajı ucuz iş gücüdür. Türkiye’nin ucuz iş gücü iddiası olamaz. Ülkemizin çok önemli üniversiteleri, nitelikli ve eğitimli insan gücü var; tüm bunları tecrübemizin ışığında kullanmamız gerekiyor, aksi halde Hindistan ya da Çin’e karşı bir iddiamız olamaz. Bunun dışında ilerde başka firmalara model olabilecek,  uzak geliştirme ve grup çalışması gibi projelerimiz var, yani gelişimin bir kısmını Anadolu’ya kaydırmayı düşünüyoruz, Kayseri ve Malatya olabilir. Oralarda daha ucuz sermaye ve iş gücü edinilebilir. Nihayetinde hem bölge kalkınması açısından önemli, hem de bizim için avantajlı olacaktır.

Röportaj: Didem Yeşiltan ve Murat Tutar (ODTÜLÜ Malatyalılar Derneği)

Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: